KODLAYA KODLAYA GELİN ÇOCUKLAR!

Güncelleme tarihi: 30 Mar


Kodlama… Bu yazıda dijital dünyaya adım atmanızı istiyorum. Önceki yazılarımda oyundan bahsedip dururken, bu konu nereden mi çıktı? Hiç merak etmeyin, aslında pek fark yok. Kodlamanın, oyunla öğretilebileceğinden, hatta oyun oynamaktan pek de farkı olmadığından bahsedeceğim.


gif

“Oyun, görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.” demiş Mevlana. Cahil ve egolu şahıslar oyun oynamayı alaycı bir tavırla karşılar. Hayatın gerçekleri karşısında anlamsız olduğunu düşünürler. Oyun oynayanları küçük görürler. Günümüz çocuklarının birçoğu dijital dünyada yaşıyorlar, hatta klasik oyunları bilmiyorlar. Zaman değişiyor, oyunlar değişiyor, insan değişiyor. Değişmeyen tek şey, değişim! Önceki yazılarımda çocukların hayata hazır olması için oyun oynamasını gerektiğinden bahsettim. Özellikle sokak oyunlarının çocuğa strateji kazandırdığını yazdım. Kodlama yapmak da benzer faydalar içermektedir. Ebeveynler ya da eğitimciler olarak bilişim dünyasından uzak olabilirsiniz. Ne demiş atalarımız “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp!” İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Yazının sonuna kadar sabırla okumanızı temenni ederim.


Günümüzde “kodlama”, “algoritma” kelimelerini sık sık işitiyoruz. Nedir bu kodlama? Çocuklarla ne ilgisi var? Çocuğum bilgisayar programı mı yazacak? Tüm bu soruların yanıtlarını bulacaksınız.


Günlük hayatta birçok problemle karşılaşıyoruz. Bazılarımız kolayca işin içinden çıkarken, kimisi sorunları aşamaz, strese girer, sorunun içinde boğulur. Sorunları çözmedeki başarı, algoritmik düşünme becerimize bağlıdır. Problemin tespiti çok önemlidir. Sonrasında problemi çözmek için kullanılacak metot arayışına gireriz. Bir tablo oluşmaya başlar. İşte, bu tabloya algoritma denir. Algoritma belirlendikten sonra harekete geçme zamanı gelir. Farklı yöntemler uygulayabiliriz. Uygulamaya başladığımız bu yöntemlere de kodlama denir. Daha iyi anlaşılması için bir örnek vereyim. Herkes çay demlemiştir. Çay demlenirken aslında bir problem çözümlenir. Canımız kaç bardak çay istiyor? Kaç kişiyiz? İş arasında mı, film izlerken mi içeceğiz? Bunları düşündüğümüzün farkında bile değiliz ama bunların hepsi bir problemdir. Arkadaş grubumuz gelecek ve gece yarısına kadar bir sohbet olacaksa en büyük demlikte ve çayı fazlaca demlememiz gerektiğini hesaplarız. Çay azalınca sıcağı sıcağına denk gelecek şekilde yedek demliği hesaplarız. Hiç farkında olmadan birçok problem çözdüğünüzü şimdi fark ettiniz değil mi? İşte bu planlama tablosuna algoritma denir. Plan oluştuktan sonra uygulamaya geçmeye ise kodlama denir. Birden çok kodlama dilleri vardır. Java, python, php, c, pascal, visual basic gibi kodlama dillerinden birilerini duymuşsunuzdur. Çayı ister eşiniz, ister siz yapın. Bu kodlama dillerinin temelinde algoritma vardır. Asıl mesele algoritmayı oluşturmaktır.


Çocuğa en küçük yaşlardan itibaren algoritmik düşünce becerisi kazandırılmalıdır. Algoritma sadece teknik ve mesleki bir mesele değildir. Çocuğunuz mühendis olmayabilir, elektrikle ilgili konulara ilgisi de olmayabilir ama yapacağı her ne iş olursa olsun hayatında problemlerle karşılaşması kaçınılmazdır. Algoritmik düşünen, kodlama yapan bireyler daha az sorun yaşarlar. Karşısına çıkan sorunları aşma becerisi de yüksek olur.


Bebeklikten itibaren algoritmik düşünce becerisi kazandırılabilir. Birçok yöntem bulunmaktadır. Hepsini burada anlatabilmem mümkün değil. Bu yazıda yeni bir ufuk açmak niyetindeyim. Bir yetişkin olarak, kodlama bilmiyor olsanız dahi gösterebileceğiniz yollar var. Türkiye’de maker, kodlama eğitimi verdiğim yüzlerce öğretmenin, öğrencileriyle yakaladıkları başarılara şahit oldum. Öğrenmekten keyif alan çocuklar en büyük başarı göstergesidir. Bu konuda hiç ilginiz ya da bilginiz olmasa dahi kolayca uygulayabileceğiniz bir dijital platformdan bahsedeceğim.


Code.org, dünya çapındaki öğrenciler için bilgisayar bilimi eğitimini yaygınlaştırmayı ve kodlamayı öğretmeyi amaçlayan kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Bilgisayar ya da tabletinizden kolayca erişim sağlayabilirsiniz. Bahsedecek olduğum platformu Microsoft, Google, Amazon, Bill and Melinda Gates Foundation, Infosys Foundation USA gibi kuruluşlar destekliyor. Gerçekten sağlam bir proje ve aynı zamanda ücretsiz. Siteyi üye olmadan kullanmanız mümkün ama üyelik açmanızı tavsiye ederim. Ebeveyn, öğretmen ya da öğrenci seçenekleriyle üyelik açabilirsiniz. Ebeveyn ya da öğretmen olarak üyelik açarsanız, çocuğunuza ya da öğrencilerinize uygun eğitime daha kolay ulaşabilir ve takip edebilirsiniz. Code.org, kodlama dilinde kullanılan, karışık gibi görünen simge ve terimleri çocuklara oyun oynama keyfinde öğretmektedir. Algoritma, planlı düşünme becerisidir. Code.org’da dört yaşından itibaren, bilgisayarsız kodlama “unplugged coding” çalışmaları ile algoritmik düşünce becerisi kazandırılmaktadır. Kodlara karşılık gelen, yön belirten oklar kullanılarak yapılıyor. Bu oyunları oynarken kodlama ile ne alakası var diye düşünebilirsiniz. Önyargılı olmayın ve zamana bırakın. Dünyanın en profesyonel eğitim kurumları bu metotları kullanıyor. Bilgisayarsız yapılan etkinlikleri bitirdikten sonra bilgisayar ve tablet kullanabilecekleri, çocukların çok keyif aldıkları anlar başlar. Kodlama dilindeki terimlere karşılık gelen görsel bloklar (tuğlalar gibi düşünün) kullanılmaktadır. Doğru blokları, doğru yerde kullanarak hedefler tamamlanır. Bu bloklar sürükle-bırak tekniğiyle yönlendirilir. Çocuğunuz ilk kez tablet kullanıyor olsa dahi sorun değil. Öncelikle sürükleyip, bırakmayı öğrenir. Labirentte ilerler, yarışma içine girer, minecraft foksiyonlarıyla karşılaşır… Çok eğlenceli ilerler.


Code.org çalışmalarında sırayla ilerlenmesi gerektiğini unutmayın. Kolay gibi görünen egzersizler atlanmamalıdır. Bu yeniliklere uzak ebeveynlere, ilk zamanlar anlamsız görünebilir. Çocuklarıyla çalışma yaptığım velilerim ne yaptığımızı anlayana kadar bazen aylar geçerdi. Sabredin ve devam edin. İlerledikçe ebeveynler için zorlaşmaya, çocuklar için daha keyifli hale gelmeye başlayacak. Olayın nerelere geldiğine şaşıracaksınız. Görsel blokların kodlama dilindeki karşılığını öğrenmeye başlayan çocukların kendi kodlarını yazmaya başladığını göreceksiniz. Bu gibi etkinlikleri, yapılması zorunlu bir ödev haline dönüştürmekten uzak durmalısınız. Eğlenmek için yapın. Siz de eğlenmeye çalışın. Yeni bir dünyaya açıldığınızı hissedin. Çocukların dört yaşından itibaren çok zevk aldıklarını söyleyebilirim. Özellikle on yaşından sonra çok ileri boyutlarda yeteneklere sahip oluyorlar.


Kodlamayı oyunla öğreten birçok platformu var. Code.org’u tercih etme sebebim, çok beğeniyor olmam, çocuklara çok uygun olması ve dünyada kabul görüyor olmasıdır. Küçük yaştan itibaren oynayarak kodlama öğreten “Code Karts”, “Robozzle”, “Run Marco”, “Cargo-Bot”, “LightBot”, “Tynker”, “CodeMonkey”, “Scratch” gibi farklı uygulamalar da mevcuttur. Hiç kodlama bilmeyip, sıfırdan başlamak isteyen herkese hitap edebilecek “CodinGame” , “CheckiO”, “Empire of Code”,” Codecademy”, “Code Hub”, “Solo Learn”, “Khan Academy(Kodlama bölümü)”, “CodeCombat” gibi kaynaklar da mevcuttur. Tamamen kodlama ile ilgisi olmasa da faydalı bulduğum yerli (Türkiye) uygulamalardan, TUBITAK destekli “Mentalup.net” ve “Mayadem.com” sitelerini de tavsiye ederim. Yazdığım platformları internette aratarak size uygunluğu konusunda bilgi edinebilirsiniz. Dilerseniz “Udemy”, “Coursera” gibi dünya çapında kaliteli eğitimler sunan sitelerden de kodlama ya da herhangi bir konu hakkında eğitimler alabilirsiniz.


Telefon ve tabletin çocuklardan uzak tutulması gerektiğini savunanların eleştirilerine uğrayacağımızı biliyorum. Çocuğum beş yaşındayken “Code Karts” oynamaktan büyük zevk aldığımızı söyleyebilirim. Ben tamamen uzak durulmasına karşıyım. Uzak tutmaya çalışanların da pek başarılı olduğunu düşünmüyorum. Kontrollü ve oldukça bilinçli planlanması şartıyla, çocukların gelecekte maruz kalacağı sistemleri tanıması gerektiğini savunuyorum. Her ebeveyn çocuğun ekran başında nasıl vakit geçirdiğini, ne oynadığını bilmelidir. Bilmiyorsanız, fikir sahibi olmak için bazen birlikte oynamalısınız. Bu durum, çocuğunuzla nitelikli vakit geçirmek için de fırsat olacaktır. Çoğu ebeveyn çocuğunun ne izlediğini, ne oynadığını bilmiyor. Başta nasıl bir alışkanlık kazanılırsa, öylece devam edecektir. En azından ne olduğunu bilmediğiniz oyunlara alışmasına fırsat vermeden, bu ismini yazdığım öğretici oyunları yüklemenizi tavsiye edebilirim.


Ebeveynler ve eğitimciler olarak çocuklarımızı geleceğin teknolojisine uygun yetiştirmemiz gerekiyor. Teknolojiyi kullanan değil, teknolojiye yön veren bireyler olmasını istiyorsak buna mecburuz. Cahil toplumlar sürüklenmeye mahkûmdur. Çok önemsediğim bir konu olduğu için uzatmış olabilirim. Sonraki yazılarımda tekrar kodlamadan bahsetmek zorunda kalmamak için kapsamlı şekilde ele almaya çalıştım. Daha sonraki yazıda görüşmek dileğiyle. Mutlu kalın!


Ahmet Tekin